Pop Art neydi? The Velvet Underground albüm kapağındaki muzdu, renkten renge girmiş Monroe’ydu, Campbell’in çorba konserveleriydi… İşte ismiyle bir marka haline gelen Andy Warhol’un bilinmeyen bilinmeyenleri:

 Gerçek soyadı Warhola’ydı. Manhattan’a yerleştikten sonra illüstratör olarak çalışmaya başladı ve imzasında Warhol’u kullandı. O günden bugüne kendisine Warhol dedi.

Andy Manhattan’da yaşamaya başladıktan sonra birkaç kişi ile ortak eve çıktı. Evi böcekler basmıştı. Bir iş görüşmesinde sayfaların arasında çıkan böcekler işvereni üzmüş, böylece işe alınmıştı.

1950’lerde ortaya çıkan otomatlardan esinlenen Andy Warhol, aynı formatta olan bir restaurant açmak istemiş. Adını da Andy-Mat düşünmüş.

 Deneysel sinemaya da imzasını attı. Andy Warhol Avrupa’da çok tutan avan-gart türünde 24 saatlik filmler çekmiş.  Empire filminden 10 dakikalık bir kesit:

 Sıkı bir köpek-severdi. Ünlü siyah beyaz fotoğrafındaki dakhund türü köpeği, Archie’yi hatırlayacaksınızdır. Ayrıca puglara bayılıyordu.

Andy, sinema ile müziği bir araya getirdi. 1960’ların ortasına doğru bir pazar günü aramızdan ayrılan Lou Reed’in efsane grubu The Velvet Underground ile çalışmaya başlar. Hem sanatsal hem de ticari becerilerini keşfetmek üzere bir proje gibi görür bu işbirliğini. İlk albümleri olan “The Velvet Underground and Nico’nun kapak görselini tasarlayan Warhol, bu süreçte filmlere müzik ekleme fikrini uygulamaya başlamış.

 

Konuştuğu kişilerle yaptığı muhabbetleri kaydeden Warhol, genellikle buluşmalara bir kayıt cihazı götürürmüş. Yalnızca Elizabeth Taylor, kendi ses kayıtlarının gizli tutulması konusunda ısrarcı olmuş.

Last but not least: Andy Warhol pek fazla kalabalık içinde yemek yemeyi sevmezmiş. Kendisiyle başbaşa yemek yemek favorisiymiş. Andy Warhol’dan bir adet tercih edilmiş yalnızlık. 🙂

Bir sürü Warhol olsaydı bile, biz hiç yadırgamazdık ki.