Video içeriğin ne kadar değerli bir pazarlama yöntemi olduğundan ve faydalarından haberdar olmak için çok derin araştırmalara ihtiyacımız yok belki de; günümüzün en popüler sosyal paylaşım formatı olduğu konusunda hemfikiriz. Bu yazının konusu, Facebook’taki videoların %85’inin sessiz modda izlendiğine dair bir bilgiye sahip olmamız ve bunu markalar için nasıl bir avantaja çevirebileceğimiz olacak. 19. yüzyılın sonlarında sessiz sinemanın tüm dünyayı büyüleyen şiirsel etkisini yeniden yaratmaya hazır olun!

via GIPHY

En kritik toplantıların ortasında bile, artık bedenin doğal bir uzantısı haline gelen akıllı telefonların kilidini çaktırmadan açıp, 15-20 saniyelik kısa sosyal medya gezintileri yaptığını kim inkar edebilir ki? Toplu taşımada, marketteki kasa kuyruğunda, her türlü bekleme salonunda, sokakta, evde, işte, her an her yerde bu küçük kaçamaklara ihtiyacımız var. Fakat o an tükettiğimiz içerik her ne olursa olsun, çevremizdeki herkesin bundan haberdar olmasını da istemiyoruz! Bu konuda şiddetli bir gizlilik ihtiyacımız var; telefonumuzdan çıkacak herhangi bir sesle beklenmedik şekilde ilgiyi üzerimize çekmekten asla hoşlanmıyoruz. İşte Facebook’un videolara getirdiği auto-play (otomatik oynatma) özelliği, tam da bu sebepten dünyanın her yerindeki kullanıcılardan tepki çekmişti. Parmak uçlarımızla küçük küçük ilerlediğimiz akışın en olmadık yerinde şok etkisi yaratan bir müzik sesiyle irkilmek hangimizin hoşuna gidebilirdi ki? Video tüketimini artırmak için her türlü yolu denemekten çekinmeyen Facebook, bu tepkilerin haklı gerekçesini kabul ederek, auto-play özelliğini devre dışı bırakma ve videoları sessiz modda oynatma seçeneklerini önümüze koydu. İşte bu noktada, video izleme alışkanlıklarımıza yepyeni bir boyut kazandıran altyazılı içerik üretimi hayatımıza girmiş oldu.

Peki, özellikle Facebook ve Instagram’da (hatta çoğu zaman Twitter’da) istatistiklerimizi şenlendiren altyazılı videolardan markalarımıza nasıl fayda sağlayabiliriz, birkaç madddede görelim:

Bir videonun ilk 3 saniyesini izleyen kişilerin %65’i en az 10 saniye daha devam ederken; %45’i ise ortalama 30 saniyeyi tamamlıyor.

Sosyal medya platformlarında her gün yüzlerce farklı uyarana maruz kaldığımız bir ekosistemde, markanızın fark edilme olasılığını artırmak için ne kadar hızlı ve çarpıcı bir giriş yapabiliyorsanız, o kadar iyi. Eğer videonuza altyazı eklediyseniz, yukarıda bahsettiğimiz %85’lik oranı daima aklınızda bulundurun ve tüm yaratıcılığınızı videonun o ilk karesi ile altyazı metninizin müthiş uyumu için çekinmeden kullanın.

eMarketer’ın araştırmasına göre, Facebook için özel olarak hazırlanmış “native” formattaki videoların organik erişim oranı %13, Engagement Rate ise %6.3 olarak gerçekleşiyor.

TV için hazırlanmış reklam filminizin Facebook edisyonunda altyazı kullanmak iyi bir fikir gibi görünse de, her mecranın kendine has dinamikleri olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İşe 16:9 formatından uzaklaşarak başlamak iyi bir yöntem; kare veya dikey olarak boyutlandırılmış videolar, dijital dünyadaki mevcut izleme alışkanlarına uyum sağlamanızı hızlandıracaktır.

Kendinizi bir sessiz film yönetmeni gibi düşünün ve buna uygun içerikler üretin.

Hedef kitlenize istediğini vermek için orijinal bir müziğe, tanınmış bir dış sese veya çılgın efektlere ihtiyacınız olduğunu düşünebilir, iyi bir prodüksiyonun sağladığı tüm avantajları kullanabilirsiniz, buraya kadar sorun yok. Şimdi bir de o videonun sesini tamamen kapattığınızda, vermek istediğiniz mesajın ne kadar anlaşılabildiğini test edin ve final aşamasında onayınızı buna göre verin. En ufak bir ses duyulmadığında bile içeriğiniz anlamlıysa, doğru yoldasınız demektir. Eğer kullandığınız seslerin videonuza çok farklı bir değer kattığına inanıyorsanız, kullanıcıları sesi açmaları için uyarmayı unutmayın! “Bu videoyu izlemek için kulaklıklarınızı takın.” gibi basit bir mesaj bile her şeyi değiştirebilir. Unutmayın, çok büyük bir çoğunluk otomatik olarak sessiz modda takılıyor.

Elbette bu yönlendirmeler, yöntemin markanız için uygun olup olmadığı veya ne kadar fayda sağlayacağı konusunda kusursuz öngörüler sağlamayabilir. Bunun için, bir landing page oluşturma platformu olan Instapage, aynı videonun hem altyazılı hem de altyazısız versiyonuyla hedef kitlesine erişim sağlayarak bir A/B testi gerçekleştirmiş. Testin detaylı sonuçlarını buradan inceleyebilirsiniz.

Altyazılı video içerikte en iyi örnekler

Çekirdek çitler gibi video izleten, yazımızın konusu altyazılı videoların, haberlerden ürün tanıtımlarına; mini belgesellerden ropörtajlara kadar onlarca farklı alanda kullanımı mevcut. İlham vermesi için derlediğimiz bu örneklerin her birini kaçar saniye izlediğinizi hesaplayıp, kendi kendinizi ikna edebilirsiniz belki 🙂

AJ+

Beauty Insider

NowThis

LADbible